IP Adresiniz:
38.107.191.98
Toplam Ziyaretçi:
42798 (Ağustos 2003'ten bu yana)
.:
Son Makalemiz :.
Dostluk Üzerine (S.Tekizoğlu)
-
3276
defa okundu.
Vefatından üç ay önceydi, bir vesile ile merhum
Üstat N. Fazıl Beyefendiyi evlerinde ziyaret etmiştim. Sohbetlerinde, her
zamanki olduğu gibi; yine önemli hususlar üzerinde durmuş, beyin ve gönül
sarayımızı bir güzel beslemişlerdi. Bir ara, “ OĞLUM, SEN GERÇEKTEN ŞANSLISIN
BURA
Devamı
Yazımızın başlığında yer alan bu sesleniş araştırmacı-şair ve yazar İbrahim Candan’a aittir. “Seni Anlasaydık Bu Hale Gelmezdik” Atatürk’ü her yönüyle anlatmaya çalışan bir eserin adıdır. Atatürk’e “candan” bir bağlılık ve inanışla hazırlanmış bu eser Cumhuriyete ve Atatürk’e her türlü saldırının arttığı bu dönemde, herkesin başucunda bulunması gereken özellikleri taşımaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadele hayatından birçok kesitin yansıtıldığı, düşüncelerinin ve tavırlarının yer aldığı bu kitabı okuyan herkes, kitabın başlığında olduğu gibi “Seni Anlasaydık Bu Hale Gelmezdik” diyecektir.
İbrahim Candan’a ait inceleme-araştırma sonucu ortaya çıkan bu eser, estetik açıdan, muhtevası açısından bir şaheser duruşun sahibidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün, emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli oyulmaya çalışılırken, O’nu anlamak, O’nun yolundan yürümek ve önlemleri almak her Türk’ün milli bir sorumluluğudur.
İbrahim Candan’da bu sorumluluk dâhilinde, Atatürk’ün düşüncelerini bu kitapta toplayarak, Türk milletine ışık olarak sunması takdire şayan bir çalışmadır.
“Seni Anlasaydık Bu Hale Gelmezdik” isimli kitabı okurken Atatürk’ün yanınızda olduğunu hissedeceksiniz. Ben şahsen kitabı okurken, Türklüğün sönmeyen güneşi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncelerindeki, fikirlerindeki sıcaklığını yüreğimde bir kez daha hissettim.
“Seni Anlasaydık Bu Hale Gelmezdik” isimli kitapta Atatürk’ün yaşadığı birçok anıya da yer verilmiş, bunları okurken ayrı bir duygu tonu yaşayacaksınız.
Bunlardan birisini sizlerle paylaşmak isterim...O da şöyle:
“Atatürk, Mersin’e yaptığı seyahatlerin birinde, şehirde gördüğü görkemli binaları işaret ederek sormuş:
-Bu köşk kimin?
-Kirkor’un...
-Ya şu koca bina?
-Yorgon’nun..
-Ya şu?
-Salomon’un
Atatürk biraz sinirlenerek sormuş:
-Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz?
Toplanan kalabalık arasından bir köylünün sesi duyulur:
-Biz mi nerede idik?
-Biz Yemen’de,Tuna boylarında,Balkan’larda,Arnavutluk dağlarında,Kafkaslar’da,Çanakkale’de,Sakarya’da bunların akrabalarıyla savaşıyorduk paşam!..
Atatürk bu hatırasını anlatırken:
-“Hayatımda cevap veremediğim yegane insan bu aksakallı ihtiyar olmuştur”dedi.(Hilmi Yücebaş, Atatürk’ün N.F HATIRALARI,S.18.)
Yine Atatürk’ün şuan milli meselelerimizin başında olan Kerkük ve Musul ile ilgili -“Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım.
Selanik de dâhil Batı Trakya’yı Türkiye hudutları içine katacağım” sözleri bugün birilerine anlam çivisi olarak çakılacak sözlerdir. Şimdi bu yerleri korumayı bırak, düşmana altın tepsi içinde sunuyoruz. Atatürk’ü anlasak, bu meselelerde bu hale gelir miydik?
“Seni Anlasaydık Bu Hale Gelmezdik” kitabını okurken sık sık bu soruyu kendinize ve yanınızdakine muhakkak soracaksınız.
Sayın İbrahim Candan’a böyle bir eseri topluma kazandırdığı için, tekrar milletimiz adına bir kez daha “candan” teşekkür ediyorum.
Ve Atatürk’ü anlayan milyonların varlığını da herkesin bilmesini istiyoruz.
Ülkeyi yönetenlerin “Seni Anlasaydık Bu Hale Gelmezdik” sözünü, vicdanlarına yöneltmelerini de bekliyoruz.