IP Adresiniz:
38.107.191.99
Toplam Ziyaretçi:
42804 (Ağustos 2003'ten bu yana)
.:
Son Makalemiz :.
Dostluk Üzerine (S.Tekizoğlu)
-
3277
defa okundu.
Vefatından üç ay önceydi, bir vesile ile merhum
Üstat N. Fazıl Beyefendiyi evlerinde ziyaret etmiştim. Sohbetlerinde, her
zamanki olduğu gibi; yine önemli hususlar üzerinde durmuş, beyin ve gönül
sarayımızı bir güzel beslemişlerdi. Bir ara, “ OĞLUM, SEN GERÇEKTEN ŞANSLISIN
BURA
Devamı
Türk milletine olan tarihi düşmanlıklarını sergilemek için, yıllardır fırsat kollayanlar, bunu Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki AKP iktidarında çok rahat bir şekilde buldular. Hele aydın maskesi takarak ve AKP’nin politikalarına uygun bir şekilde atağa geçen insanlar var ki, bunlar hergün yeni bir icraatla karşımıza çıkmaktadırlar.
Bu ‘aydın’ etiketi ile ortada dolaşanların hepsinin ortak özelliği, AKP tarafından korunup-kollanması ve Türk milleti’nin değerlerine ortaklaşa düzenledikleri saldırılarda, sistemli hareket etmeleridir.
Bunlar, karanlık düşüncelerine kucak açan üniversitelerde düzenledikleri panellerde, Türk milletine zehir kusmaktadırlar. ‘Ermeni Konferansı’ düzenleyip zehir kusan aynı ekip, önümüzdeki günlerde de ‘Kürtçülük Konferansı’ düzenleyecekler. Bunları düzenleyenlerin hepsi de, AKP’den yüz bulup, AKP’nin politik çizgisini benimseyenlerdir.
“Türklüğü aşağılama, Türklüğün değerlerine saldırma” gibi nerede bir eylem ve söylem olsa, altından muhakkak bunlar çıkmaktadır.
Ve bunlar, bunu yaparken arkalarına aldıkları medya-iktidar desteği ile birlikte, yutanın yuttuğu bir şekilde mazlum rolü oynamaktadırlar.
Türklüğe saldırılarını ısrarla “ifade ve düşünce özgürlüğü” gibi gösterip, alacakları cezaları belirleyen yasaların kalkması için baskı oluşturmaya çalışan bu şebeke,’AKP iktidardan gidene kadar elimizden, dilimizden ne gelirse onu yapalım’ havasındadır. Çünkü düşünce ve duygularını tatmin edecek kazancı AKP iktidarı dışında sağlayabilecekleri, bir dönem olmayacağının farkındadırlar.
Bu şebeke içinde başaktör olanlardan birisi de,son yıllarda söyledikleri ile gündemde yer teşkil eden Hrant Dink’tir. Bu şahıs, Türk vatandaşı bir Ermeni olmasına rağmen, vatandaşı olduğunu ülkenin değerlerine karşı, günden güne artan bir düşmanca bir tutum içinde hareket etmektedir. Bugüne kadar, bu ülkede Ermeni olduğu için hiçbir sorun yaşamamış olan Hrant Dink,bunun karşılığında Türklüğü bir sorun gibi görmektedir.
Hrant Dink “Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur. Yeter ki, bu mevcudiyetin farkında olunsun" sözünün hesabını vermeden, şimdi de İstiklal Marşımıza dil uzatmıştır.
Hrant Dink,kendini nerede sanıyorsa,İstiklal Marşımızı beğenmediğini ve bölücülük olduğunu söylüyor...Bizde diyoruz ki:Allahım bu gibi adamlar karşısında sen milletimize sabır ve dayanma gücü ver...
Bu ülkenin nimetlerini kullanan ve taşıdığı Türk vatandaşı kimliği ile her vatandaş gibi eşit haklara sahip olan Ermeni Hrant Dink kendi gibiler mutlu olsun diye,İstiklal Marşını düzenlememizi istiyor.Anlaşılan İstiklal Marşımız’ın hiçbir mısrasından haz almıyor ama yine de bölüm bölüm rahatsızlıklarını dile getiriyor.
Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen “301.Madde ve Düşünce Özgürlüğü” konulu panelde “Allah’ınızı severseniz,bu mu bütünleştirici ulusal marş.Herkes kendi ırkına gönderme yapıyor.Bölücülük bu...” şeklinde uzayıp giden hezeyanları ile Türlüğün sembollerine dil uzatmada ne kadar özgür olduğunu göstermiştir.
Bu özgürlüğü sağlayan ne anayasa,ne yasaların herhangi biridir.Sadece ve sadece AKP’nin bir felaket olarak bu ülkenin başında olmasıdır.
Bir Türk’ün, Ermenistan’a gidipte “Sizin ulusal marş bölücü,istediğim şekilde düzenle” demesi,o Türk’ü önce akıl sağlığını kontrole,akıl sağlığı yerinde ise demokratik işlemler sonrası hapishaneye götürecek olması gibi,Hrant Dink’de bu aşamalara gelmiştir.
‘Türk’ün kanına zehirli,İstiklal Marşı’na bölücü’ diyen Hrant Dink,bu cüreti nasıl bulduğunu, ekmeğini yediği,suyunu içtiği bu ülkenin insanlarına açıklamak zorundadır.Yani çıkıpta “bizim gibilere bu yolu, küresel misyon yüklenmiş AKP açtı” diyebilmelidir.AKP dönemi yaşananlara,herhalde hiç kimse başka bir dönemde şahit olmamıştı.
Türk milleti,bu ülkede yaşayan etnik kökeni ne olursa olsun,kimseyi dışlayıcı,ezici ve baskıcı bir gözle bakmamaktadır.Ama Türk milletinin değerlerine saldırarak,Türk milletini tahrik eden kişiler,bu ülkenin huzurunu bozmaktadır.
Yıllardır yaşanlara bakın,’demokrasi’ maskesi takınarak, birileri adına bölücülük yapanlardır. Hrant Dink ve benzerlerinin kim olduğundan ziyade,kimler tarafından kullanıldığı da olayın asıl tartışılması gereken merkez noktasıdır.
İstiklal Marşımız sorgulanma noktasına gelmişse, milletimizin temelimize dinamit konmuş demektir. İstiklal Marşını sorgulamak ,Türk milletini ortadan kaldırma mücadelesi demektir.Hrant Dink,bunu yapmaya çalışmaktadır.
Hrant Dink gibiler,İstiklal Marşının değil mısralarında yer alan bir cümleyi değiştirmeyi,bir harfini dahi değiştirmeye güçleri yetmeyecek zavallılardır.
Türk milletinin yaratılışında varolan irade, bu zavallılara pabuç bırakmayacak kadar sağlamdır.
O sağlam irade, çığ gibi büyümektedir.O irade otorite haline geldiğinde, Türk milletinin değerlerine saldıranlar bir bir hesap verecek ve Türkiye ise her meselesinin üstesinden gelecektir
Çünkü biz milletimizin ruhuna güveniyoruz.O ruhun besin kaynağı olan ‘İstiklal Marşını’da rahatsız olanlara inat, haykıra haykıra söylemeye devam edeceğiz.